25 Nisan 2010 Pazar

BALONDAN AVİZEYE BİR YOLCULUK

   Size tanıdık gelecek bir lamba yapımı.Eskiden okullarda elişi derslerinde genelde erkeklere  bu faaliyet verilirdi.Balonun üzerine isteyen istediği renkte iplikle ve beyaz tutkal yardımıyla sarıp sarmalayıp kurumasını bekler, sonrasında bir iğneyle balonu patlatır, sönen balon kendiliğinden düşerdi.Bir lamba yapmak ve bunun sonucunda da iyi bir ders notu almak için uğraşırdı öğrenciler.
   Ben ise bunun değişik bir versiyonunu oluşturdum.Salonumuzun lamba camı kırılınca böyle bir şey yapmak geldi aklıma...
Yapı marketlerde satılan doğal kenevir ipler, şişirildiğinde aynı boyda olabilecek ve yumuşak olmayacak balonlar gerekli.Bir de önemli bir nokta:
Ben beyaz tutkal yerine, parkecilerin evde bıraktığı, kuruduğunda şeffaflaşan tutkalı kullandım.Sonra Marangoz ustasından öğrendim ki adı ''marangoz tutkalı..'' imiş.Kuruduktan sonra üzerine etamin iğnesiyle işlemek üzere delikli doğal taşlar, cam boncuklar ve ince sicim ipi kulandım.
Yapılışına gelince; balonu şişirdikten sonra bir fırça yardımıyla tutkalı sürerek, kürenin üst kutup noktasında bir ampul geçecek kadar açıklık bırakacak şekilde ipi dağınık ve asimetrik hareketlerle sarın.Ara ara tutkal sürmeyi ihmal etmeyin.Tutkalı az gelirse zayıf yerlerde göçükler oluşabiliyor, tutkalı eşit olarak yayın.Yeteri kadar ipi sardığınızda bir gazeteye bırakıp bir gün kurumasını bekleyin.İyice kuruduğundan emin olduğunuzda, içindeki balonu delin, kendiliğinden sönecek, kurtulup açık yerden düşecek.Etamin iğnesine sicim ipini geçirdikten sonra rastgele doğal taşları lambanın üzerine işleyin.Evinizin dekoruna uygun istediğiniz renk taş kullanabilirsiniz, mümkün olduğunca doğal ve keten ipe yakışır olmalarına dikkat edin.İşleme bittikten sonra,
artık bir avizeciye götürüp tesisat kurdurabilirsiniz.Yalnız her avizeci bu gibi işlerle ilgilenmiyor, Kadıköy 'de avizeciler sokağında veya Şişhane-Tepebaşı 'ndaki avizecilere danışabilirsiniz.
Not: Avizenin tesisatı kurulmadan önce, ince bir tornavidayla lambada kuruyan tutkallar dikkatlice delinerek hava deliklerinin açılması sağlanır.Yoksa ampulün sıcaklığıyla tutkal ısıya dayanmayabilir ve yamulmalar meydana gelebilir.Ampulün de en fazla 20-25 watt olması tavsiye edilir.Eğer piyasada ısıya dayanıklı ve şeffaflaşan tutkal bulabilirseniz ne ala..,onunla yapın derim..Kolay gelsin...


   

24 Nisan 2010 Cumartesi

KAPTAN 'IN YERİ - ALAÇATI

   
 KAPTAN 'IN YERİ ALAÇATI
 


    Geçtiğimiz yaz güzel bir mekanı tanıma fırsatım oldu.Alaçatı 'ya uğradığımızda nerede yemek yiyeceğimizi düşünürken, tam da istediğimiz gibi küçük bir mekana rastladık; ''Kaptan'ın yeri''...Daha ilerdeki sokaklara indiğimizde, aklımız burada kalmıştı.Gayet sıcak, samimi bir aile ortamıydı ve de oldukça kalabalıktı.
Burası Alaçatı çarşı girişinde hemen solda yer alıyor.Bir aile işletmesi.(Bu arada aile işletmelerinden şaşmayın derim..)Fiyatları da çok uygun.Adını aile büyüklerinden alıyor, eski bir kaptan olan işletmeci, ailesiyle birlikte leziz ve taptaze yemekler hazırlıyor.Eşi ve kızı da mutfaktalar, zaten mekana bir kadının elinin değdiğini hemen anlıyorsunuz.Masaya serilen örtüler tek kullanımlık.Kendileriyle uzun bir süre sohbet etme imkanı bulduk.Kaptan, yemekler konusunda çok titiz.Daha önce bir müşterisi midye dolmayı bir öncekinden biraz farklı bulmuş diye, dolaptaki kilolarca midyeyi çöpe atmış.Eşi kalamarı öyle layığıyla hazırlıyor ki tadına doyamıyorsunuz.Kızım bile kalamarı ilk olarak burada tattı, kalamarı seveceği hiç aklıma gelmezdi, şimdi ise İstanbul 'da başka yerde kalamar yediremiyoruz kendisine.
    İşin içinde olanlardan da uyarı aldığımdan, dışarıda salata yemekten müthiş rahatsızlık duyarım.Çeşme 'de çok eski ve meşhur bir restaurant 'da salata geldiğinde rokalar çamurlu ve böcekliydi, geri gönderdim, o kadar çabuk geldi ki tekrar yıkanıp temizlenmediğine emindim çünkü onlar da aynı durumdaydı.Mutfaktakilerin duyarsızlığını buradan anlayabiliyorsunuz.Kaptan ve eşiyle sohbet ederken biraz bahsettim, eşi, bizlerin evde salataları yıkadığı gibi tek tek suyun altında yıkıyor ve sirkeli suda bekletiyor, zaten yerken de temizliğini farkedebiliyorsunuz.Hangi zeytinyağını kullandıklarına varıncaya kadar sordum; Kristal sızma zeytinyağı kullanıyorlar ve salataya müthiş yakışıyor.
    Kaptan eski gemici olduğundan ona göre denizlere açılmak , bizim İstanbul' dan Adalar 'a gitmek gibi bir şey..Yoğun bir sezonun ardından  kendilerini ödüllendirmeyi de ihmal etmiyorlar, bir gemi ayarlayıp eşiyle birlikte tüm Akdeniz ülkelerini geziyorlar.Tabii biz bu sohbette hikayelerini hayranlık ve gıpta ile dinledik.
   Biz burayı çok sevdik, artık Alaçatı 'ya gittiğimde uğramadan edemem...Huzurla yemeğinizi yiyebileceğiniz, uygun bir fiyatla, doyurucu lezzetler tadacağınız sıcak bir yer Kaptan 'ın yeri....Alaçatı 'ya yolunuz düşerse, siz de buraya uğramayı ihmal etmeyin derim.
Sevgiler..

21 Nisan 2010 Çarşamba

TADINA DOYULAMAYACAK BİR PORTAKAL REÇELİ




 Malzemeler :

*6 portakal
*1 limon kabuğu
*1 elma kabuğu
*1,5 su bardağı toz şeker
*1,5 su bardağı su
*1-2 tane karanfil
*1 pirinç tanesi kadar limontuzu
                                   
          4 portakalın dış kabuğu yandaki fotoğrafta   görüldüğü gibi  bir  domates  soyucusuyla(victorinox), veya bir bıçakla çok ince soyulur.4 portakalın suyu sıkılarak bir kenarda bekletilir.Kalan kabuklar kesme tahtasında ince ince doğranır veya robotta da doğranabilir.Orta boy bir tencerede üzeri örtecek kadar su konur ve  kabuklar ocakta 5 dak. kadar kaynatılarak, acısını suya vermesi sağlanır.Suyunu süzüp döktükten sonra, kabuklar önce 1 su bardağı su ve toz şekerle ocakta kısık ateşte kaynamaya başlatılır.
       Diğer 2 portakalın dış kabuğu da aynı şekilde ince soyulup atılır ve 2 portakalın tamamı da kesme tahtasında küp küp doğranır, tenceredeki pişmekte olan portakal kabuklarına eklenir.1 limonun dış kabuğu da ince soyulduktan sonra  eklenir ama yarım saat pişip de tadını verdikten sonra içinden alınır.(Ben limonun beyaz etli kısmını da ince ince doğradım, kabuğunu ise  aromasını verdikten sonra çıkardım.)

      Elma kabuğunu ise, içeriğinde doğal pektin olduğundan dolayı burada kullanıyoruz.Ayrıca lezzet de veriyor.Elma kabuğu ve karanfil de aynı şekilde bir müddet piştikten sonra içinden alınır.Önceden bir kenarda ayrılan 4 portakalın suyu iki aşamada eklenir.En son yarım su bardağı içme suyu ve limon tuzu da ekleyip yaklaşık 40 dak. kadar orta ve küçük ateşte reçel kıvamını bulana dek pişirilir.

Notlar :

*Reçeller iyi pişirilmediği sürece bozulma riski vardır.
*Reçel yaparken şurubunun mutlaka limon tuzu veya limon suyuyla kestirilmesi gerekir.
*Reçeli ateşten almadan önce içine saf alkol koyarsanız küflenmesini önlemiş olursunuz.
  (1 kg şeker için yarım kahve fincanı veya yarım kg. şeker için 1/4 kahve fincanı alkol..)
*Reçeli uzun süre saklayacaksanız, özellikle ekşi meyveler için sözkonusu, 1 kg. meyveye,      1,5 - 2 kg. şeker konabilir, şayet  çabuk tüketilecekse meyveyle birebir ölçü  şeker konabilir.
*Reçelin kıvamı meyvelerin şeffaflaşmasıyla anlaşılır ve suyundan tadımlık bir tabağa aldığınızda hemen yayılmaz.




12 Nisan 2010 Pazartesi

IZGARA KÖFTE

1 kg. az yağlı dana döş kıyma(isteğe göre sadece 150 gr. kadarı kuzu kıyma katılabilir, ama kuzu kasım-şubat aralığında kokusunun arttığından dolayı pek tavsiye edilmez)
1 yumurta
1 orta boy soğanın suyu(soğan çok ince parçalayıcı rendede rendelenip, süzgeçde kaşıkla ezerek suyu süzülecek.Suyu az çıksa da yeterli geliyor.Soğanın zarları konmadığından, midesi rahatsız olanlara hazmı kolay bir köfte...)
5 silme çay kaşığı tuz.(silme: çay kaşığını doldurduktan sonra bıçağın tersiyle fazlasını üzerinden attıktan sonra kaşıkta geriye kalan kısma denir.)
1 tatlı kaşığı kekik
2 çay kaşığı karabiber
2 çay kaşığı kimyon
1 çay bardağı sızma zeytinyağ
1 çay kaşığı az acılı pulbiber(isteğe göre..)
Bayatlamış yarım ekmek  içi ve ıslatmak için bir çay bardağı kadar su..
7-8 sap kıyılmış maydonoz.
1 çay kaşığı karbonat
   Tüm malzemeler derin bir kapta iyice yoğrulur.(Yaklaşık orta boyda 45-50 adet köfte çıkıyor.Ben bir tepsinin dibine buzdolabı poşeti sererek, köftelere şekil verip diziyorum.derin dondurucuda saklıyorum.Gerektiğinde İzmir köftenin yapımında da burdan alıp kızartıyorum.)
Köftelere elinizde şekil verdikten sonra ister yağsız teflon tavada kapağı kapalı orta ateşte çevirerek, ister ızgarada pişirebilirsiniz.Afiyet olsun.
KEREVİZ ÇORBASI

Malzemeler :

3 orta boy kereviz
1 orta boy havuç
1 orta boy patates
1 tutam kereviz yaprağı
1 tutam maydonoz yaprağı
2,5 - 3 lt kadar tavuksuyu
1 silme çay kaşığı karabiber
Tuz
20 gr.tereyağ veya kullanmıyorsanız, 1 kahve fincanı zeytinyağı..
2 çorba kaşığı çiğ krema
Yarım su bardağı süt

   Kerevizi, havucu, patatesi ister rendeleyebilir ister kesme tahtasında minik küpler halinde doğrayabilirsiniz.Doğranmış kereviz ve maydonoz yapraklarını ve yaklaşık 3 lt. tavuksuyunu da üzerine ekleyip, orta ateşte kaynatın.Teryağını ve unu ayrı bir tencerede
2-3 dak. kavurun, krema ve sütü azar azar eklerken, çırpıcıyla çırparak topaklanmaması için sürekli karıştırın.Karabiberini ve tuzu ekleyin, çorbanın suyundan da ekleme yaparak sulandırın ve  tamamını çorbaya katın.Eğer limon eklemek isterseniz daha önceki çorba tarifimde de belirtiğim gibi yarım limon suyunu sebzeler pişerken eklemelisiniz.
   Bu çorbayı sebzeler piştikten sonra, mikserle çırpıp terbiyesini de ekledikten sonra,
kremalı kereviz çorbanız hazır demektir.Kıtır ekmeklerle de servis edilirse, lezzetine doyum olmaz.

Kıtır ekmek yapımı:

İsteğe bağlı yaklaşık 4-5 adet dilimlenmiş ekmeği bir kesme tahtasında kuşbaşı şeklinde doğrayın.Büyük bir teflon tavada orta ateşte karıştırarak kızartın.Hafif kızarmaya başladığında 1 çorba kaşığı tereyağını ekleyip karıştırarak yağın ekmeklere bulaşmasını sağlayın.Ocaktan alıp bir kasede çorbanın yanında kaşıkla servis edin.

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR

Malzemeler : 

4-5 adet taze enginar(çok büyük olmamasına dikkat edin, büyük boyları kılçıklı oluyor genelde)
1 orta boy soğan,
1 orta boy havuç,
1 avuç bezelye
1 küçük boy patates,
       Tuz, yarım çay bardağı kadar Sızma zeytinyağı, 1 kesme şeker veya 1 çay kaşığı toz şeker, 1 su bardağı su(kısık ataeşte suyunu fazla çekerse, yarım su bardağı fazladan da eklenebilir.)
      Soğanlar küpler halinde doğranıp, yaklaşık 26-30 cm çapında yayvan bir kapaklı tencerede, yine garnitürlük doğranmış havuçlarla zeytinyağında orta ateşte karıştırılarak biraz kavrulur.Kapağı kapatılarak ve altı kısılarak ara ara karıştırılıp 2-3 dak daha kavrulur.Diğer yandan büyük bir cezvede de bezelyeler taze ise, yaklaşık bir bardak  kadar suda ön haşlama yapılır.(Bezelyeler konserve ise buna gerek yok, ama konserve bezelyeleri iyice sudan geçirmeniz yararlı olur)Haşlanmış bezelyeler de kısık ateşteki garnitüre katılır.Damak tadına göre tuz ve şeker eklenir.Suyunu da ekledikten sonra, kapağı kapatılıp 2-3 dak daha birlikte pişirilir.Garnitürler kenara itilerek enginarlara yer açılır, enginarlar yerleştirildikten sonra, pişmiş olan garnitürler kaşıkla enginarların üzerine paylaştırılır.En son garnitür doğranmış patates de üzerlerine paylaştırılır(Patates bu şekilde yemeğin buharıyla pişeceğinden daha lezzetli oluyor)Kapağı kapalı kısık ateşte 20- 25 dak. pişirilir.Eğer suyunu çekerse, yarım su bardağı su daha eklenir.Servis tabağına alındıktan sonra, dereotu ile süslenip,çok az sızma zeytinyağı gezdirilir.Afiyet olsun. 

 

Not: Mart Nisan ayları enginarın tam zamanı olmakla birlikte, önce Kıbrıs enginarı çıkar, 10-15 gün sonrasında onu Adana yörelerinden gelen enginar takip eder.Ağustos sonlarına kadar bulması artık zor olmakla birlikte, Adapazarı enginarlarına rastlanır.. Ben enginar seçerken en ufaklarını veya orta boylarını seçmeye çalışırım, kılçık riskini en aza indirmek için.

11 Nisan 2010 Pazar

SEBZE ÇORBASI 




Kesme tahtasında öncelikle;

kesme tahtasında patateslerin doğranışı..
7-8 adet körpe taze fasulye veya çalı fasulye julien doğranacak,(julien: verev doğrama biçimi)
1 Orta boy patates kesme tahtasında minik minik küpler halinde doğranacak.( isterseniz rende de yapabilirsiniz..)
1 Sap pırasa ince ince çentilecek,
1 Küçük havuç elde yine minik küpler halinde doğranacak.(Bunu da iri rende yapabilirsiniz..)
1 Küçük kereviz yine minik küpler halinde doğranacak.(rende yapılabilir.)
1 Orta boy tatlı kırmızı biber ayıklanıp, minik küpler halinde doğranacak.

1Orta boy kuru soğan minik küpler halinde çentilecek,
8-10 mantar yıkandıktan sonra, elde minik küpler halinde çentilecek ve soğanla birlikte, yarım çorba kaşığı tereyağ ve 1 çorba kaşığı zeytinyağ ile orta boy bir tencerede 3-4 dak.kadar kavrulacak.(Ben 4,5 lt.düdüklü tenceremde yapıyorum tüm işlemi..)
1 silme çay kaşığı Tuz, 1 silme tatlı kaşığı
Tüm sebzeleri ince kıydıktan sonra, hafif kavrulan soğan ve mantarlarla birlikte,3 lt suda veya önceden hazırlanmış tavuksuyunda, düdüklü tencerede yaklaşık 7 dak. kadar pişecek.Normal tencerede hiç yapmadım ama sanırım orda da yaklaşık 15-20 dak.pişmesi gerek, o halde buharlaşma olacağından su oranını 3,5 lt.ye çıkarabiliriz...
Bu çorbada limon kullanacaksanız, terbiyesinde değil de; sebzelerle birlikte pişerken yaklaşık yarım limon suyu eklerseniz, çorbadaki kesilmeyi önlemiş olursunuz. İsteğe göre isteyen tabağına sonradan limon ekleyebilir de..Ben bu çorbayı limonsuz yapıyorum.


Terbiyesi: 

1 Çorba kaşığı tepeleme un, Yarım Çorba kaşığı tereyağ ile kısık ateşte biraz kavrulur.Pişen çorbanın suyundan azar azar eklenerek karıştırmaya devam edilir.Boza kıvamına gelen karışıma, ayrı bir çırpma kabında çırpılan yumurta sarısı, yarım paket çiğ krema(1/200 ml.), 1 silme çay kaşığı karabiber eklenir.
Sıcak çorba suyundan ekleyerek karıştırılmaya devam edilir ve akışkan boza kıvamındaki terbiye çorbaya katılmaya hazırdır..En son 4-5 sap maydonoz ince ince kıyılır, çorba 1-2 taşım da bu şekilde kaynatılır.İsteğe göre kıtır ekmekle servis edilir.
Özellikle hasta olduğunuzda size çok iyi geleceğinden emin olabilirsiniz.Bazı sebzeler evinizde bulunmadığında sadece, patates, havuç, soğan ve mantar ile de muhteşem oluyor..Hayatım boyunca sebze çorbası sevmeyen ben, bu tarifi uyguladıktan sonra sevdim...Sizlerin de seveceğine inanıyorum, afiyet olsun..:)

10 Nisan 2010 Cumartesi

Sihirli Eller ile buradan yeni bir oluşuma ilk adımı atmış bulunuyorum.Geçen yıldan beri bir blog kurma düşüncesi ve araştırmasındaydım.Arkadaşlarım ve çevremdeki bir çok kişi geç bile kaldığımı söyleseler de,ben her zamanki gibi ve hala ağır ve temkinli hareket ettiğimi söyleyebilirim.
Sihirli Eller 'de neler olacak...?Yemek tarifleri dışında, gezdiğim her hangi bir yer ya da yemeklerini beğendiğim, sizlerin de mutlaka o lezzetleri tatmanızı isteyeceğim her hangi bir lezzet durağı olabilir.Evdeki bazı eşyaların nasıl değerlenebileceği konusunda size fikir verebilir...
İlerleyen satırlarda görüşmek üzere diyorum.
Sevgiyle kalın.