27 Şubat 2012 Pazartesi

TARHANA ve BAKLİYAT TORBALARI



     Haydi bakliyat ve tarhanalara bir şıklık yapalım mı ne dersiniz..?
     
    Küçüklüğümde, yurtdışından bize gelen kalın kataloglarda, buzdolaplarının ve kiler dolaplarının içlerinin ne kadar düzenli olduğuna bayılır, hayranlıkla incelerdim.Yıllar sonra evimde bunu sağlamaya çalıştım.Kavanozlar bir örnek olmalıydı, üzerlerinde ne oldukları yazmalıydı.Kapağı açtığımda yerli yerinde bulabilmeliydim her şeyi..Bakliyatların bez torbalarda saklanması gerektiği öğretilmişti ilk evlendiğimde.İlk bakliyat torbalarımı annem dikmişti.Sonraki yıllarda evdeki kumaşların bolluğundan olsa gerek, artık bez torbalarımı yenilemeliyim diye düşündüm.Özellikle evde tarhana yapmaya başladıktan sonra.
     Bir ara ufak boylarda onlarca kese dikip, hediyelik tarhana torbaları hazırlamıştım.Her biri yine dantelli ve kırmızı beyaz kombin desenli kumaşlardı.Her birine aynı ölçüde kendi yeni yaptığım tarhanalardan doldurup çevremdekilere satışa çıkarmıştım.Bu benim ekolojik gıda üretimi ve pazarlaması alanında küçücük bir projemdi.Hepsi kısa zamanda tükenmişti.Alanlar hem kendilerine hem de yakınlarına hediye etmek üzere almışlardı.Bu benim için küçük bir ticari deneyim oldu.



     Siz de sık dokunmuş pamuklu, renk vermeyecek kumaşlardan ve dantel parçalarından istediğiniz boyutlarda keseler yapıp, bakliyatlarınızı veya tarhanalarınızı bu bez torbalarda saklayabilirsiniz.

13 Şubat 2012 Pazartesi

KITIR WAFFLE

      
     Herkes dışarıda wafflecıları hınca hınç doldururken, bende nedense bu yeni tada karşı henüz bir merak uyanmamıştı.İlk kez bir otelin sabah kahvaltısında tattığım waffle ile tarif arayışlarım başladı. Bir çok waffle tarifi denedim ama damak tadıma uygun olanına, gofretimsi kıtırlıktaki bir kıvama ulaşamadım.Öğrendim ki benim sevdiğim tad, Belçika waffle imiş..Eşimin bir yemek programından not ettiği tarifle kendi deneyimlerimi birleştirdim, tabii biraz da deneme- yanılma yolllarıyla bu leziz tarifte, noktamı koydum.
     Waffle yapmak için mutlaka bir waffle makinesine ihtiyacınız olacak.Eğer makineniz yok da teflon tavada yapacaksanız o zaman pan kek olarak, çevirerek de pişirebilirsiniz.Fakat sizlere makinelerin kompakt olanlarını, yani hem tost makinesi hem waffle aparatı bulunanları pek tavsiye edemiyorum.Ben bir markanın bu tür bir makinesini aldım, teflon kaplaması pek kaliteli olmadığından, ayrıca da her pişirişimde ağır bir metal kokusu wafflelara siniyordu.Belki tostu güzel pişirebilir ama waffle şakaya gelmez...Aldığım makineyi hemen iade ettim.Gerekçelerim geçerliydi; koku problemi ve her seferinde tabakaya yapışan wafflelar.....Temizle temizleyebilirsen!
    Waffle pişirmemi en çok kızım istedi ve benim bu uğraşlarımı görünce dayanamayıp bir karar aldı : Biriktirdiği parasıyla sadece waffle yapan daha iyi bir makine almak...Küçük elleriyle biriktirdiği, küçük sevimli cüzdanıyla, vapura atladığım gibi ürün çeşidinin daha çok olduğu Sirkeci 'ye gittim.Daha önceki makinenin fiyatı üzerine biraz daha para eklemiş bulunarak, biraz da pazarlık yaparak, sadece waffle yapan ev tipi bir makine aldım.Severin marka makinenin kaplaması ilk dikkatimi çeken şey oldu.Dokusuna dokunduğumda; benim tarifin makinesi işte bu ...dedim, hiç yapışmayacağından emindim.Kullandığınız un waffle da çok önemli, mesela ben hep Söke un kullanırım, bir ara başka unlarla yaptığımda tabakaya yapışmıştı.Beyaz unu azalttığım şu günlerde korkarak yine Söke tam buğday unuyla deneyeyim dedim; sonuç başarılıydı..:)
    Hemen hemen bir çok hafta sonu, ya da her yumurta akı arttığında kızıma waffle yapıyorum.Hatta abartarak bazen hafta içi sabah kahvaltılarında da yapıp, okula yanına da koyuyorum, arkadaşlarıyla da paylaşıyor.Çocuklar wafflelara bayılıyorlar.Bu yüzden adım, aralarında ''Wafflecı Teyze..'' ye çıktı..:)
    Sizleri ve çocukları böyle bir tarif için daha fazla bekletmek istemem artık tarife geçeyim...:) 

Malzemeler:

90-100 gr. Tereyağı + 2 çorba kaşığı riviera zeytinyağı,
2 çorba kaşığı pudra şekeri (kıtır olması için),
Yarım pk. veya 1 pk. vanilya,
1 pk. kabartma tozu,
4 çorba kaşığı buğday nişastası,
4 çorba kaşığı Söke un veya Söke tam buğday unu,
2 çorba kaşığı krema(ben bu ara pek koymuyorum, yumuşatıyor..)
1 tam yumurta ve 1 yumurta beyazı
veya;
2 yumurta beyazı...,
1 su bardağından bir, iki parmak kadar fazla içme suyu,
1 fiske tuz.



          Önce tereyağını metal bir kapta benmari usulü eritin(ben ocakta su kaynayan çaydanlığın üzerine demlik gibi koyarak eritiyorum)Eridikten sonra içine pudra şekeri, tuz, su, krema, zeytinyağı ve kabartma tozuyla harmanladığın unları ekleyin.El çırpıısıyla karıştırarak, en son yumurtaları birer birer ekleyip çırpın.Waffle makinesini  ısıtıp, bir cezvede erittiğiniz terayağını silikon bir fırça yardımıyla alt üst yağlayın.2- 2,5 çorba kaşığı kadar döküp kapağı kapalı 2 dk. pişirin.Kızarınca havadar olacak şekilde herhangi bir tel süzgeç gibi bir şeyin içinde 15-20 sn. kadar, nemlenmemesi için havalandırın.Ama çok soğutmayın...:)...Soğuduğu takdirde makineyi ısıtıp, gün içinde soğumuş waffleları tekrar ısıtırsanız daha da kuru çıtır bir hal alır.İster yerfıstığı ezmesiyle, ister çikolatalı fındık kremasıyla, balla veya meyvelerle tüketin, biz hepsini seviyoruz...:))Kolay gelsin.....  



   

5 Şubat 2012 Pazar

 EV YAPIMI BOZA

Malzemeler :
1 su bardağı irmik,
Yarım su bardağından bir parmak fazla mısır unu,
Yaklaşık 2 lt. kadar su,
2,5 su bardağı toz şeker,
Varsa 1 çorba kaşığı veya yarım çay bardağı mayalık boza, yoksa kendi kendine ekşimesini bekleyeceksiniz.

      Artık boza ''hazır satın alınarak tüketilen bir içecek ..'' olmaktan çıkıyor.Eski Türk içeceği boza, ilk kez Orta Asya Türkleri tarafından yapılmaya başlanmış.İçeriğindeki B vitamini sayesinde hem sinir  sistemini olumlu yönde etkileyen hem de doğal enerji içeceği olarak bilinen bozanın yapılışı, sanıldığından çok kolay.
        

      Malzemelerin hepsini orta boy bir tencerede kısık ateşte karıştırarak iyice pişirin.(Soğudukça koyu bir kıvam alacak ama sonradan ekleyeceğiniz su ve şekerden sonra ve robottan geçirdikten sonra boza kıvamını bulacak) Soğuduktan sonra varsa bir kaşık mayalık bozayı katıp karıştırın, oda sıcaklığında 2-3 gün ekşimeye bırakın, üzerinde minik kabarcıklar oluşmaya başlaması ekşimenin olduğunu gösterir.Mayalanma anı, esas tadın ortaya çıktığı andır.Eğer mayalık boza yoksa kendi kendine ekşimesi için daha fazla güne ihtiyaç var, 4-5 gün gibi...Arada bir damak tadınıza göre ekşiliğine ve şekerine bakın.Şekeri  az gelirse çok az daha ekleyebilirsiniz.Kıvamı koyu ise suyunu da çok az ekleyebilirsiniz(ben yaklaşık 600-700 ml. daha su ekledim..)Su ve şeker oranını azar azar ve tadarak  eklerseniz, kıvamı ve tadını kaçırmazsınız.3-4 gün sonra istenilen ekşime sağlandığında, blendırdan geçirin ve cam şişelere bir huni yardımıyla doldurun.
       Ben 1 'er lt.'lik iki şişeye ve bir de büyük bir bardağa doldurdum.Bu işlemi ben 3. günde yaptım sanırım mayalık boza kattığımdan bu süre kısaldı.
       Bozaları buzdolabında cam şişede muhafaza edin.Uygun koşullarda muhafaza edilirse, 6-7 günde tüketilmesi önerilir.Bu doğal ve faydalı kış içeceğini artık canınız her istediğinde yapabilirsiniz.Tarçın ve sarı leblebi ile servis edebilirsiniz.Tarçın tüm Osmanlı tatlılarında şekeri dengelemek ve lezzet vermek maksadıyla kullanılan bir baharattır.Şeker deposu olan bozanın, şekeri dengelemesi açısından özellikle tarçınla tüketilmesi tavsiye edilir.
       Bugün bir arkadaşım aradı, benim tariften boza yapmış ve bayılmışlar, sonuç başarılı olmuş.Daha önce piyasadaki plastik şişelerde satılan bozaları içtiğimde damak tadımı bozan bir plastik kokusu kaplıyordu ağzımı, şimdi ise bozamı kendim yapıyor ve cam şişede muhafaza ediyorum.Eskiden çocukken sokak bozacımız vardı hatırlayanlar bilirler.Yüksek sesiyle ağzını yayarak bağırırdı; ''BooaZZAaaaa....!BozaaCIIaaa....!...:)Şimdi hala az da olsa vardır mutlaka ama  benim bulunduğum bölgede yok onu biliyorum.
              
        Ben yıllardan sonraki ilk bozamı yeniden yaptım ve çoktan bitirdik.Ufak bir çay bardağına mayalık ayırıp, yenisini mayalanmaya bıraktım bile.Artık kışın, ev tarhanası gibi, olmazsa olmazlarım arasına girdi.Boza içmeden kış geçireceğimi sanmıyorum.Umarım her boza seven, üşenmeden dener ve vazgeçilemez tadına varır.
          Son olarak bozanın faydalarıyla ilgili bilgi vermeden geçmeyeyim: 
*A, B6, B12, C, ve E vitaminleri içerir.
*Enerji vericidir, eski doğal enerji içeceğidir.1 lt. de yaklaşık 1000 kalori içerir.
*Bir çok besin öğesini içerdiğinden, ''sıvı ekmek'' olarak adlandırılır.
*İçeriğindeki aktif mayalar ve laktik asit bakterileri probiyotik etki gösterir.
*Yapısındaki laktik asit, barsak florasını düzenleyici özelliktedir ve mide bezlerinin faaliyetine olumlu etki sağlar.Laktik asit bakterileri bağışıklık sistemini güçlendirir.
*Hafif ekşimiş olanı, tatlı olanlara nazaran laktik asit bakımından daha zengindir.
 
                                                                                                


  Afiyet olsun..:)