9 Nisan 2012 Pazartesi

ÇİÇEK KIZIN ÇANTASI


       Bir çanta daha nasıl sevimli olabilir veya bir kız çocuğuna yakışır hale nasıl getirilebilir diye düşünmemden kısa bir süre sonra gördüğünüz gibi yine bazı malzemelerin buluşmasıyla işlem tamamlandı.Baharın getirdiği bazı yenilikler ve gereken temizlikler dolayısıyla evdeki birikmiş şeyleri gözden geçirip, değerlendirmek, yapılması gerekenleri yapmak gerek.Tıpkı iç dünyamızda ve ilişkilerimizde olduğu gibi...
       Daha önceden küçük logosu bulunan çantanın logosu sökülerek, kalın, kolay kopmayacak, kot ipliği türünden  bir iplikle elde dikilerek, çanta yeni logosuna kavuştu.
       Kızımın daha küçükken giydiği fakat şimdilerde olmayan kot eteğinin bu şirin işlemeli, çıkarılabilen cebini hep saklamak istedim nedense.Meğer o da zamanını ve yerini beklemekteymiş...Böylece kızım okuldayken ona yeni bir sürpriz yapma imkanı da doğmuş oldu.O artık bir kız çantası...Çiçek kızın çantası.Yazımın başlığını kızım buldu.Yani çantanın kendi sahibinin isim annesi olmasını istedim.''İsim annesi sen oldun..'' dediğimde ise duyduğu keyif  kayda değerdi...:) 
       
        Eldeki her şey değerlendirilebilir, bunu unutmayın..Fikrinize afiyet..:)
      
     



7 Nisan 2012 Cumartesi

GÖMLEKTEN ELBİSE YAPMAK

BABA GÖMLEĞİNDEN KIZINA ELBİSE

   Eğer çok sevdiğiniz ve kumaşını çok beğendiğiniz gömleğinizin başına bir kaza geldiyse, sakın hemen atmayın.Elinizden geliyorsa basit bir kaç işlemden geçirerek onu bambaşka bir kıyafete dönüştürebilirsiniz.(Benim kızıma diktiğim bu elbise gibi..:)
   Fotoğrafta gördüğünüz gömleğin öncelikle ceplerini söktüm.Kol oyuntularını, ön ve arka yakayı, arka yaka öndekinden birkaç cm. yukarıda olacak şekilde düz kestim.Etek altlarına hiç dokunmadım.Çıt çıt yerlerini de olduğu gibi bıraktım.Hatta çıt çıtların aralarına ütüyle yapışan süs taşlarından yapıştırdım çok şık oldu.Nervürleri ve pileleri mezura ile kimin bedenine göre yapılacaksa, ona göre hesapladım.Arkaya da pileler koydum.Pileleri kalçaya kadar dikerek sabitledim.Kalçadan aşağı pileleri serbest bıraktım.(Kızım büyüdüğünde pilelerden birini iptal edebilir ve boyun askısını da ayarlayarak ona bluz şekli verebilirim..)
   Kol oyuklarına ve yakalara kumaşın rengine uygun saten biye geçirdim, teğelledim ve makinede diktim.Yaka ve kol oyuğunun bittiği yerde, bağcık haline gelecek şekilde saten biyeyi birleştirip diktim.Yine kollardan omuzlara devam eden saten biyelerle de fiyonk yaparak bağladım.Kızım bu elbiseyi giydiğinde ben de sonuca inanamadım, en sevdiği elbiselerinden biri oldu..Şimdi sizinaklınız sanırım eşinizin giysi dolabında...acaba  giymediği bir gömleği var mı diye düşünmeye başladınız bile..Ben gözüme bir tane kestirdim ve onu da kendime yapmayı düşünüyorum.Bittiğinde burada tekrar görüşmek dileğiyle..Hoşçakalın.

ZEYTİNYAĞI ŞİŞESİNİN TIPASINA NE OLDU..?

        Eşiniz mutfağa girmeye başladıysa, hatta mutfağı yavaş yavaş işgal edip, alet edevatlar konusunda, bunların alımı-elden çıkarılması-yenilenmesi- değerlendirilmesi vb. gibi bir takım fikirler geliştirmeye başlayıp, mutfağı sizden fazla sahiplenmeye kalkarsa; yandaki fotoğrafta görüldüğü üzere yeni değerlendirmelere gidebilir.Tabii ki zeytinyağı şişesini aldığı ilk gün kırdıktan sonra...Bir erkek mutfağa girdiğinde; sakarlık, dağınıklık, tezgahı ve lavaboyu işgal etme gibi  bir takım sorunların yanında, salataya yardım ve zamanında sofraya oturma, ızgara ve tava temizliği gibi tarafımızdan kaçınılması pek muhtemel bazı durumlarda fayda sağlamıyor da değil.
      Yandaki fotoğrafta zeytinyağı şişesini bir marketten eşim aldı.Bana sormadan..!Mutfakta diğer yağdanlıkla rahat dökemiyormuş.Fazla sızıyormuş..:)Fazla karışmadım, ne de olsa mutfak artık onun da sayılırdı.Eve gelindi, dakika bir-gol bir, ikili şişeden biri daha ilk yıkamada elinde kırıldı.
      Fikirler her zaman vardır, zamanını ve layığını bekler.Belki 20-25 yıl önceden bekarlık günlerinden kalma yadigar çay bardaklarından biri bu günleri bekliyormuş sanki.Kırılan yağdanlığın tıpası bu çay bardağına uydu.Çok da sevimli ve enteresan bir yağdanlık tasarımı çıktı ortaya.Yağdanlık ve yavrusu...
      Bu küçük ama ilginç  fikri burada paylaşmak istedim.Eğer bir yağdanlık tıpası sahipsiz kaldıysa mutlaka ona sahip çıkacak bir çay bardağı olacaktır evinizde.Fikrinize afiyet..:)