7 Nisan 2012 Cumartesi

ZEYTİNYAĞI ŞİŞESİNİN TIPASINA NE OLDU..?

        Eşiniz mutfağa girmeye başladıysa, hatta mutfağı yavaş yavaş işgal edip, alet edevatlar konusunda, bunların alımı-elden çıkarılması-yenilenmesi- değerlendirilmesi vb. gibi bir takım fikirler geliştirmeye başlayıp, mutfağı sizden fazla sahiplenmeye kalkarsa; yandaki fotoğrafta görüldüğü üzere yeni değerlendirmelere gidebilir.Tabii ki zeytinyağı şişesini aldığı ilk gün kırdıktan sonra...Bir erkek mutfağa girdiğinde; sakarlık, dağınıklık, tezgahı ve lavaboyu işgal etme gibi  bir takım sorunların yanında, salataya yardım ve zamanında sofraya oturma, ızgara ve tava temizliği gibi tarafımızdan kaçınılması pek muhtemel bazı durumlarda fayda sağlamıyor da değil.
      Yandaki fotoğrafta zeytinyağı şişesini bir marketten eşim aldı.Bana sormadan..!Mutfakta diğer yağdanlıkla rahat dökemiyormuş.Fazla sızıyormuş..:)Fazla karışmadım, ne de olsa mutfak artık onun da sayılırdı.Eve gelindi, dakika bir-gol bir, ikili şişeden biri daha ilk yıkamada elinde kırıldı.
      Fikirler her zaman vardır, zamanını ve layığını bekler.Belki 20-25 yıl önceden bekarlık günlerinden kalma yadigar çay bardaklarından biri bu günleri bekliyormuş sanki.Kırılan yağdanlığın tıpası bu çay bardağına uydu.Çok da sevimli ve enteresan bir yağdanlık tasarımı çıktı ortaya.Yağdanlık ve yavrusu...
      Bu küçük ama ilginç  fikri burada paylaşmak istedim.Eğer bir yağdanlık tıpası sahipsiz kaldıysa mutlaka ona sahip çıkacak bir çay bardağı olacaktır evinizde.Fikrinize afiyet..:)

Hiç yorum yok: